Müthiş Bir Fikrim Var, Ama Kimsenin Umrunda Değil!



Buraya ilk defa geliyorsanız, ismim Enes, burası Kara Akademi. Dijital marketing ve büyüme konusunda şirketlere danışmanlık veriyorum. Havayolu şirketlerinden, bankalara kadar büyük işletmelere danışmanlık verdiğim de olsa da asıl odağım küçük işletmeler ve start-uplar.

Bu blogda işletmenizi büyütebilmeniz için yazdığım yazıları bulacaksınız. Eğer yazılarımı severseniz e-mail listeme abone olabilirsiniz. Benimle çalışmak isterseniz ajans sayfam olan kara.agency'i ziyaret edebilirsiniz.


Listeme kayıt olan herkese bir hoşgeldin maili gönderdim.

Bu emailde okuyan herkesin bana kendini tanıtmasını ve nelerle uğraştığını söylemesini ve bu süreçte en çok zorlandıkları konuyu söylemelerini istedim.

Harika dönüşler aldım! Dönenlerin çoğu üniversitelerinin ilk yıllarında olan heyecanlı arkadaşlardı, herkese tek tek cevap verdim. Gerçekten harika fikirler vardı, çoğunu heyecanla okudum.

Fakat hemen hemen herkesin zorlandığı bir konu vardı: Fikirlerinin kimse tarafından önemsenmemesi ve hayata geçirirken zorlanmaları.

Ben de bu konuda bir yazı yazmak istedim.

cat

Üzülme kedicik, sana yardımcı olacağım 🙂

Şimdi… Genelde bu tip makaleler yazmıyorum çünkü bu tip konular webmasterların bayıldığı, 15 dakikada şunu yapın bunu yapın diye çiziktirebildikleri konular ve şimdiye kadar kimsenin faydalandığını görmedim.

Fakat ben bu konuya kendi uzmanlaştığım alandan, yani bu derdinizi minimum kaynak ile maksimum etkiye ulaştırabileceğiniz yöntemlerden bahsedeceğim. Bu yüzden baştan sona dikkatli bir şekilde okumanızı tavsiye ediyorum.

Yazıyı fikirlerinizin olgunluğuna göre ikiye bölmek istiyorum. Hangi gruptaysanız ona göre devam edebilirsiniz:

Grup 1: İş Fikrim Var Ama Olgunlaştıramadım

Konuştuğum çoğu kişi bu durumdan muzdaripti. Kafalarında harika fikirleri vardı, hemen hayata geçirmek istiyorlardı ama sorduğum sorularda afalladılar!

Bu afallama sürerse işiniz iş, benden söylemesi. Benim karşımda afallamak problem değil, fakat bırakın yatırımcı adayının karşısında afallamayı, arkadaşlarınıza karşı bu duruma düşerseniz, motivasyonunuzu kaybedersiniz.

Bu yüzden fikrinizi sağlamlaştırmak adına çalışmalar yapmanız gerekiyor. Bu çalışmayı kendinize şu soruları (benim yeni arkadaşlara sorduğum soruları) sorarak gerçekleştirebilirsiniz.

1) Sunacağınız ürün ve hizmeti sağlayabilecek durumda mısınız?

Kendimden örnek vereyim. Ben online işletmelere gelirlerini arttırmaları yönünde destek veriyorum. İşletmemi kurmadan önce bu hizmeti verebilecek düzeyde olduğumdan emin oldum.

İnsanlara bu hizmeti verebiliyordum çünkü üniversitede öğrenciyken başladığım internet marketing de tecrübeliyim, online trendleri takip etmeyi biliyorum, işletmelerin yaptıkları hataları görebiliyorum.

Daha da önemlisi daha önceden tecrübe ettiğim için nasıl düzeltileceğini iyi de biliyorum. Bu yüzden bu hizmeti verirken, hiçbir tereddütüm yok. Bu konuda kalifiyeyim.

Kolay gözüküyor değil mi? Ama kolay değil, çünkü şu tip fikirler sunan arkadaşlar oluyor:

Enes, bir websitesi yapmayı düşünüyorum. İnsanlar marketten alışveriş yapmaya üşendikleri için, online sipariş verecekler ve evlerine gidecek. Ben sistemi kuracağım sipariş geldikçe de marketten alıp, aracımla götüreceğim.

Tamam… O zaman şunu sormama izin ver:

1) Yazılımcı mısın? Bunun teknik altyapısını nasıl kuracaksın? – Hayır, benim gibi düşünen bir yazılımcı arkadaş daha edineceğim, o yazılım kısmını yapacak ben işletme kısmını.

2) Kar edebilmek için ucuzdan alman gerekir, yani bir ticari geçmişin olması gerekir, var mı? – Hayır, ama öğrenirim. Sonuçta yapılacak şey markete gidip ürünleri almak üzerine biraz kar payı koyup satmak. Zor bir şey değil.

3) Tamam, diyelim ki kusursuz bir şekilde her şeyi halledeceksin. Müşteri bulmak konusunda (online kanallardan) bir tecrüben var mı? Yok, ama reklam veririz. Bir de SEO bilen bir arkadaşım var, Google’da en üste çıkartabileceğini söylüyor, zaten rekabet de yok.

Bu üç soruyla arkadaş dağılıyor.

İlk maddeye dönecek olursak, bu kişi maalesef bu işi yapmak için kalifiye değil ve yanlış bir şey deniyor, yapmaması gereken bir işe. Diyelim ki babası zengin çıkartıp 200,000 dolar para verdi oğluna yapması için. Para battı gençler 🙂

Ekran Resmi 2014-09-15 16.42.41

2) Sunmayı düşündüğünüz hizmete insanların ihtiyacı var mı? Pazar var mı?

Diyelim ki logo tasarımı yapıyorsunuz. Bunun için cevap kolay, tabi ki logo için her zaman pazar var.

Fakat inovatif (bu kelimeden nefret ederim) yani yenilikçi bir fikirle geldiğinizi düşündüğünüz zaman iş değişiyor.

Bu konularda tartışmalar büyük. Bazı insanlar pazar yoksa girilmemesi gerektiğini çünkü talep düşük veya hiç olmayınca ürünü satacak kişi bulamayacağınızı söylerken bazıları da Steve Jobs’un meşhur sözü

İnsanlar çoğunlukla siz onlara gösterene kadar ne istediklerini bilmiyorlar.’ 

mantığından yola çıkarak, her türlü ürünün veya hizmetin yer edebileceğiniz söylüyorlar.

Ben ilk taraftan yanayım. Eğer bir ürün/hizmet satmak istiyorsanız bir pazarının olması ve hatta rekabetin olması büyük bir avantaj.

Rekabet sizin için bir ödül. Genel kanının aksine, rekabetin olması bir avantajdır. Hiç rekabetin olmadığı bir alan, o işin yapılmaya değer olmadığını gösteriyor olabilir.

Fakat hedeflediğiniz sektörde veya iş kolunda rekabet varsa, o ürünü/hizmeti talep eden bir insan topluluğu vardır ve bunu sağlayan kişi ve şirketlerin eksiklerinden yola çıkarak daha iyisini sunup bu insanları müşteriniz yapabilirsiniz.

Kedi maması rekabeti varsa, demek ki kediler aç. O yüzden kedi sektörüne girebilirsiniz 🙂

Bahsettiğim üzere yapmak istediğiniz bir iş varsa o sektördeki diğer şirketler konusunda bir çalışma yapmalısınız.

Eğer o işi yapan diğer insanlardan haberiniz yoksa projenizi hiçbir zaman hayata geçiremezsiniz. Yanlışlıkla geçirmeyi başarırsanız devamından şüpheliyim.

Online market açmaya çalışan arkadaştan devam edecek olursak, rekabetin olmadığından bahsediyordu fakat yanılıyordu! Çünkü gerekli araştırmayı yapmamıştı.

Ekran Resmi 2014-09-15 16.55.06

Karşısında koskoca Migros vardı.

Yanlış anlaşılmasın. Buradaki problem Migros’un sanal mağazasının olması veya bu yüzden bu işin yapılamaz olması değildi. Problem gerekli araştırmanın yapılmamasıydı.

3) Sunmayı düşündüğünüz hizmeti test ettiniz mi?

Yine kendime dönmeme izin verin.

Şirketimi açmadan önce yapacağım hizmeti test ettim. İlk testimi kendi websitemde yaptım. Öğrenciyken aylık harçlığımı ödeyen yabancı bir websitem vardı.

Bu siteden Amerika/İngiltere’ye diyet ürünü satıyordum. Aynı camiadan bir arkadaşım sitemi incelediğini ve yeterli potansiyeli kullanamadığımı söyledi. Sitemin elden geçip, düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Birlikte birkaç saat elden geçirdikten sonra, ertesi günden itibaren sitemin gelirleri aynı ziyaretçiyle %364 arttı! 

Bunun sonrasında ise başka insanlara yardımcı olarak pek çok denemeler ve testler yapma imkanım oldu. Böylece hizmetimi sunarken tecrübem konuştu, kafamın içindekiler değil.

Bu yüzden eğer şu tip insanlardansanız, online fikrinizi erteleyebilirsiniz:

  • Hiç logo yapmadım ama yapacağım, sonuçta okulda Photoshop öğrendik
  • Yazılım bilmiyorum ama yapacak bir arkadaş bulacağım
  • Gidip ürünü şuradan alıp kargolayacağım, zaten kargo ucuz
  • Ha o kısmı düşünmedim ama nihayetinde yapacak birisi bulunur.

Velhasıl, eğer nasıl yapılacağını bilmiyorsanız, yapmayacaksınız!

Bir de bu maddeyi 1. madde olan ‘Bu hizmeti verebilecek durumda mısınız’ ile karıştırmamak gerekir.

Hizmeti verebilecek durumda olmak ile daha önceden vermek farklı şeyler olabilir.

Örneğin, çok iyi matematik biliyor olabilirsiniz fakat bu matematiği online ortamda insanlara öğretmek için bir site açmayı düşünüyorsanız, önceden insanlara anlatmış olmanız gerekiyor.

Grup 2: Bu 3 Madde Tamam. Fikrim Süper, Şimdi?

İşi yapabilecek kapasitedesiniz, bilgini var, tecrübeniz var. Üstelik bir pazar da var ve pazarın size ihtiyacı var! Süper.

Sıkıntı burada başlıyor. Dünyanın en müthiş fikri sizde ama kimse bilmiyor, kimse dinlemiyor, kimseye gösteremiyorsunuz. Dolayısıyla hayata hiçbir zaman geçemiyor.

Fikirlerinizi sunmanız gerekiyor birilerine. Bu birileri yatırımcılar olabilir, müstakbel iş ortaklarınız olabilir veya iş fikriniz hakkında fikir danıştığınız ben olabilirim.

Bana gelen fikirleri sunuş şekilleri oldukça başarısız ve dağınıktı. Çoğunu anlamak için oldukça fazla zaman harcadım, fakat başkaları harcamayacaktır.

Bu yüzden fikrinizi sunmanın önemi çok büyük.

1) Fikrinizi bir websitesi haline getirin

Bir kişiye uzun uzun anlatmaktansa ilgili websitesine yönlendirmek çok daha kolaydır.

Sunmak istediğiniz her şeyi sitenizde düzenli bir şekilde bulundursanız, okuyucuları da kendilerine uygun hızda kontrol edebilirler.

Hız neden önemli diye soracak olursanız, herkesin algısı farklıdır. Siz hızlı ve heyecanlı bir şekilde fikrinizi anlatırken karşınızdaki ayrıntıları kaçırabilir. Tam tersi de, anlatmanız kişilere çok ayrıntılı veya uzun gelebilir, hızlıca içeriği tüketmek isteyebilirler.

Bu yüzden bir websitesi fikrinizi anlatmak için iyi bir fikir.

Sadece fikirler için değil, yine logo örneğinden gidecek olursak, önceden yaptığınız logoları gösterebileceğiniz, fiyatları ve iletişim bilgilerini gösterebileceğiniz DÜZGÜN bir site şart.

Sitenizi nasıl hayata geçirebilirsiniz? 

Bunun için geniş bir yazı yazıp, açacağınız sitenin nasıl olması gerektiğini adım adım anlatacağım (Yazdığımda haberdar olmak için email listeme kayıt olun)

Fakat şimdi maddeler için küçük bir özet geçeceğim:

1) Hiçbir şekilde ücretsiz blog servislerini kullanmayın

Blogger, Blogcu, Wix gibi sitelerde yapabilecekleriniz limitlidir ve yöneticilerin sevmediği bir şey yaptığınız anda sitenizi silerler.

Ayrıca profesyonel bir site xxxxxx.blogcu.com isimli bir domaine sahip olmamalı değil mi?

Aylık 10TL’ye bir hosting ve yıllık 14TL’ye bir domainle kendi sitenize sahip olup, daha profesyonelce sitenizi kurabilirsiniz. Zaten online dünyada var olmak istiyorsanız bu temel bilgilere sahip olmanız şart!

2) Websiteniz’deki sunuma dikkat edin!

Enes selam, websitem şu, bir bakar mısın deyip şu tip bir şey göndermeyin:

christian

Işıl ışıl, göz yorucu, göz kamaştırıcı ve aradığınızı bulamadığınız bir site.

Bu site uç bir örnek fakat yine de sitenizi yaparken sevimli olmak adına sitenizi rengarenk temalarla, alakasız resimlerle ve grafiklerle doldurmayın. Sade ve hedefe yönelik olmasına izin verin.

tiptap

Daha iyi değil mi?

Bu sitede 40 adet başarılı startup sitesi listelemesini görebilirsiniz.

3) İletişim bilgilerinizi bolca gösterin

Sitenizin her sayfasında iletişim bilgleriniz bulunmalı. İnsanlar sitenizde iletişim bilgilerinizi bulmak için uğraşmamalı.

4) Önceden yaptıklarınıza yer vermeyi unutmayın

Önceden yaptığınız logolar veya web siteleri, yardımcı olduğunuz insanlar ve işinizle alakalı tecrübelerinizi yansıtacak her şey sitenizde bulunmalı.

Eğer birinden logo yaptırmasını isteyecekseniz, ilk görmek istediğiniz o kişinin önceden yaptığı logolar değil midir?

Websitesi fikrinizi en kolay sunabileceğiniz yollardan bir tanesidir.

Alternatif sunumlar hazırlayın

Onun dışında ikinci olarak hazırlamanız gereken ikinci materyal ise bir PDF rapor veya PPT sunumudur. Çünkü her zaman ilgili kişiler websitenizi inceleyemeyebilir.

Sunumlar için de aynı kurallar geçerli. Sadelik, ilgili bilgilerin bulunması ve iletişim bilgilerinizin bulunması.

Son Kısım: İnsanlara Fikrinizi/Projenizi Gösterin

Her şey tamam. Fikir süper, site hazır, sunum hazır, fakat kimsenin haberi yok.

Bu konuda vereceğim ilk tavsiye çekingen olmamanız yönünde. Fayda göreceğiniz birisi varsa, ne kadar ünlü olursa olsun, ne kadar cevap vermeyeceğini düşünürseniz düşünün o kişiye mail atın.

Hatta çirkefliği ele alıp o kişiyle görüşün.

Kendimden örnek vermek gerekirse. Google, Facebook, Sony, Vodafone, Apple gibi şirketlere danışmanlık yapan (benim verdiğim hizmeti veren) İngiliz şirketin kurucusuna mail atıp görüşmek istediğimi söyledim.

Önümüzdeki üç gün Londra’da olacağımı ve o sürede kendisini ziyaret etmek istediğimi söyledim.

Kendisi otomatik olarak yoğun olduğunu ve Londra’ya üç saatlik mesafede olduğunu ve benimle görüşemeyeceğini söyledi. Ben ise çirkefliği ele alıp, her türlü oraya geleceğimi ve benimle görüşemezse en azından birisiyle görüştürmesini söyledim.

Aldığım cevapta ise beni takdir ettiğini ve ertesi gün saat 1:00’de beklediğini söyledi. Londra’dan trene binip 3 saat yol gittim ve kendisiyle öğlen yemeği yedik (ısmarladı).

Kendisiyle şurada buluştuk:

Ekran Resmi 2014-09-15 18.09.29

Sonrasında ise sağolsun fotoğrafımı çekti hatıra olsun diye yere çömelip 🙂

enesing

O günden sonra bu işi yapmak istediğime karar verdim. İstediğim konuda daha tecrübeli bir insanla görüştüm ve hayatımı derinden etkiledi.

Siz de aynı yolu izleyip, alanında uzman bir kişiyle iletişime geçip fikirlerinizi anlatabilir, tavsiyelerini alabilirsiniz.

Bilgi ve tecrübeden daha kıymetlisi var mı?

Enes

Not: Her türlü sorunuz için listeme kayıt olabilir ve bana email atabilirsiniz.

Not 2: Bu konudaki tecrübelerinizi, fikirlerinizi yorum olarak aşağıya yazabilirsiniz.

Not 3: Bu yazının faydalı olabileceğini düşündüğünüz bir arkadaşınız varsa ona gönderebilir veya sosyal medyadan paylaşabilirsiniz!

Not 4: Listeme kayıt olun!


Okuduğunuz için teşekkürler! Ben Enes, burası Kara Akademi. Dijital marketing ve büyüme konusunda şirketlere danışmanlık veriyorum. Havayolu şirketlerinden, bankalara kadar büyük işletmelere danışmanlık verdiğim de olsa da asıl odağım küçük işletmeler ve start-uplar.

Bu blogda işletmenizi büyütebilmeniz için yazdığım yazıları bulacaksınız. Eğer yazılarımı severseniz e-mail listeme abone olabilirsiniz. Benimle çalışmak isterseniz ajans sayfam olan kara.agency'i ziyaret edebilirsiniz.

Gitmeden önce Konuşarak Öğren'i Nasıl %300 Büyüttük ve Konyalı Saat'in Cirosunu Nasıl %133 Arttırdık yazılarını okumanızı tavsiye ederim.

3 thoughts on “Müthiş Bir Fikrim Var, Ama Kimsenin Umrunda Değil!

  1. murat dedi ki:

    Faydalı bilgiler teşekkürler emeğin için. Bu dediklerini yaşayarak tecrübe ettim. Girişimlerimin sadece fikir aşamasında oluşu yatırımcılar için çok da bir şey ifade etmediğini düşünüyorum. Onlar somut veriler gördüklerinde ancak tatmin olabilecekleri kanaatindeyim.Fikir aşamasında yatırım almış proje internette araştırdığım kadarıyla yok.

  2. Serdar dedi ki:

    Pekhala enes birşey sormak istiyorum ben 3 yıldır bir proje üzerinde koşuşturup duruyorum hayali olan bu projem için büyük firmalardan indirimler aldım ve başka büyük firmalara bu indirimleri sundum benimki oğluna bill gatessin kızını alıp dünya bankasına ceo olarak işe sokan babanın hikayesi gibi birşey oldu. Ne yazık ki tek eksiğim bu sistemi hayata geçirebileceğim bir web sitesi oldu. Ne yapabilecek bir arkadaşım var nede bu siteyi yaptırabilecek imkanım keza profesyonel ajanslar 50 bin TL +kdv falan istediler öğrenciler de abi orası olmadı burası olmasa olurmu derken hep yarım bırakıyorlar anlayacağın benimkisi iki ucu pis deynek hesabı arafta kaldı söylermisin ne yapmalıyım. bu arada birkaçiyiadam kurucularından birkaçı ile görüştüm pekte birkaç iyi adam oldukları söylenemez en azından benim için. Baybars Altuntaş, Cem Soysal, Zuhal Mansfield, gibi melek yatırımcı olarak tabir ettiğimiz yatırımcılar ile görüşme imkanım oldu burada da farkettim ki melek yatırımcılar hayata geçmiş ve ilk faturasını kesmiş işlere yatırım yapmayı tercih ediyorlar kısaca çok garanticiler. buda onları bizim için pekte melek yapmıyor. Şenol Ayyıldız ( metro Turizm ceo) Hakan Al ( Kamil Koç reklam ve Pazarlama Müd.) gibi üst düzey firma yöneticileri ile bir kaç kez toplantı yapma fırsatı buldum yine sorun bir web sitemin olmaması idi. Çıtır Usta, Bereket Döner, Bolulu Hasan Usta gibi markalardan Türkiye geneli için indirimler aldım ve sonuç yine aynı web sitem yok kısaca çooook iyi pazarlayabiliyor ve insanları ikna edebiliyorum ama web sitesi yaptıramıyorum bu durumda ne yapmalıyım bana kısa bir tavsiye maili gönderirmisin lütfen sanki buna ihtiyacım var 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir