Güzele Bakmak Sevaptır



Buraya ilk defa geliyorsanız, ismim Enes, burası Kara Akademi. Dijital marketing ve büyüme konusunda şirketlere danışmanlık veriyorum. Havayolu şirketlerinden, bankalara kadar büyük işletmelere danışmanlık verdiğim de olsa da asıl odağım küçük işletmeler ve start-uplar.

Bu blogda işletmenizi büyütebilmeniz için yazdığım yazıları bulacaksınız. Eğer yazılarımı severseniz e-mail listeme abone olabilirsiniz. Benimle çalışmak isterseniz ajans sayfam olan kara.agency'i ziyaret edebilirsiniz.


Atalarımız maşallah her durum için bir atasözü söylemeyi ihmal etmemişler.

Söz konusu güzellik olunca da ortalama bir Türk insanının ağzından düşürmediği ‘Güzele bakmak sevaptır’ söyleyişini hayatımıza katmışlar. İyi ki de katmışlar 🙂

Çünkü güzellik hayatımızda büyük bir yer kaplar. Hepimiz güzel bir kadınla/erkekle evlenmek, güzel bir çocuğumuzun olması, şeker bir kedimizin olması gibi hayaller kurarız.

Yüzüklerin Efendisi’ndeki orkları değil, elfleri konuşuruz. Bilgisayarımızın ekranına çöp dağı resmi değil, güzel doğa resimleri, 1984 model Lada yerine Ferrari resmi koyarız.

Örnekler bitmez.

Bu durum bir rastlantı sonucu oluşmaz. Biz insanoğlu olarak güzele karşı zaafımız vardır. Güzeli sever, takdir eder ve yakın bulundurmak isteriz.

Dolayısıyla da, asıl konuya döndüğümüzde, güzel websitelerinden alışverişler yapmak, güzel kutulanmış ve süslenmiş kargolar almak isteriz.

Bunu başaran şirketler güzel paralar kazanırlar, yapamayanlar, istisnalar hariç, kaybolup giderler.

Bu yazımda neden güzel dizaynların daha çok müşteri çektiğinin bilimsel altyapısını anlatıp, sizin de neler yapabileceğiniz konusunda ipuçları vereceğim.

Ayrıca çirkin siteler daha çok satar zırvasını da Adnan Oktar’ın Evrim Teorisi’ni çürütmesi özgüveniyle çürütüp, darmadağın edeceğiz.

Başlayalım 🙂

evangeline-lilly

Yapılan araştırmalar, ortalama üstü güzelliği olan insanlarla, ortalama altı güzellikte olan insanların arasındaki bazı farkları ortaya koyuyor.

Örneğin, Hamermash tarafından yapılan araştırma, güzel insanların diğerlerine göre %3-4 daha çok para kazandığını gösterirken, Hamermash Beauty Pays kitabında güzel insanların daha iyi pazarlık yapabildiklerine, daha iyi işlerde çalışabildiklerine ve daha karlı işler ortaya koyabildiklerine dair kanıtlar sunuyor.

University of Texas’ta yapılan bir diğer araştırmada, en güzel %15’teki insanların, en az güzel %10’a göre ortalama %10 daha mutlu bir yaşam sürdükleri gösterilmiş.

Bununla ilgili araştırmalar sınırsız. Kendi tecrübelerimizi de düşündüğümüz zaman güzele olan zaafımızı farkına varabiliriz.

Peki alışveriş konusunda güzelliği ne kadar önemsiyoruz?

Güzellik günlük alışverişlerimizde de oldukça etkilidir.

Örneğin, çay gibi çokça tükettiğimiz bir ürünü ele alalım. Birisine hediye olarak çay götürmek ne kadar iyi bir fikirdir?

Eğer hediye götüreceğiniz çay şu şekilde paketlenmişse, pek iyi bir fikir olmayabilir:

Ekran Resmi 2015-01-25 14.28.10

Bunun yerine şu tip bir hediye götürmeye ne dersiniz?

Ekran Resmi 2015-01-25 14.29.47

Diyelim ki hediye konusunda güzel bir ürün tercih etmek daha doğru karşılanabilir.

Kendimize bir ürün satın alırken güzelliği ne kadar önemsiyoruz?

Bunun için eskilerden örnek vermek istiyorum. MP3 oynatıcıların meşhur olduğu dönemde iPod’lar piyasaya sürülmüştü. Tabii ki Apple’ın her zaman yaptığı üzere yüksek fiyatlarla.

Bir anda iPod’a sahip olmak MP3 oynatıcıya sahip olmaktan çok daha cazip bir hal almıştı. Peki iPod’u bu kadar cazip kulan neydi sorusuna şu iki resim cevap verecektir diye umuyorum:

mp3

Bu o zamanlara ait sıradan bir MP3 oynatıcıydı.

iPod ise şuna benziyordu:

Ekran Resmi 2015-01-25 14.37.48

Bu sebeple iPod 178 milyon adet satıldı.

Güzel Websiteleri İçin Durum Farklı Değil

Doğal olarak web dizayn sektöründe de güzellik algısı oldukça üzerine düşünülen ve çaba harcanan bir konu.

Bunun sebebi ise güzel gözüken web sitesinin otomatik olarak güven sağlıyor olması. Nihayetinde dış görünümü 10 sene önceye ait gibi duran bir web sitesine kredi kartı bilgilerinizi vermek istemezsiniz. Ürün ile ilgili oluşma ihtimali olan sorunlar ise sizi alışveriş yapmamaya itecek bir diğer etken olurdu.

Stanford Üniversitesi, İkna Teknolojisi Laboratuvarı’nda web güvenilirliği ile ilgili yapılan araştırmaların listelendiği şu sayfayı dikkatlice incelemenizi tavsiye ederim.

Bu sayfada web sitelerinin güvenilirliği ile ilgili yaptıkları bütün çalışmaları bir araya koymuşlar.

Bizi ilgilendiren kısmı için güzellik.

Bu konuda ise yorumları şu şekilde olmuş:

İnsanların web sitelerini sadece dizaynlarına göre değerlendirdiklerini gördük. Sitenizi dizayn ederken, yapısına, yazı tiplerine, resimlere, tutarlılığa ve daha fazlasına dikkat etmelisiniz. Elbette her site IBM.com gibi görünüşe sahip olarak güven kazanmayacaktır. Sitenizi amacına göre dizayn etmelisiniz.

İlk görüşte aşktan bahsettiğimiz gibi web siteleri için de ilk görüşte oluşturulan duygu, güveni veya güvensizliği anında oluşturur.

Missouri Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, insanların web sitesini incelemeye başlamadan önce yaklaşık 1.8 saniye siteye göz gezdirdikleri saptanmış. 1.8 saniye geçtikten sonra ise ilgilendikleri yeri okumaya başlamışlar.

İlk etki bu noktada belirleyici olacaktır. Bu 1.8 saniye, ilk intibayı uyandırmak için çok kısa bir süre ve bu süreyi en zararsız şekilde atlatmanın tek yolu ise tahmin edebileceğiniz gibi güzel olmak.

Her zaman yaptığımız gibi bir iyi bir kötü örneği inceleyelim. Saati aşağıdakilerden hangisinden alırdınız?

Bu siteden mi?

Ekran Resmi 2015-01-25 16.02.39

Yoksa bundan mı?

Ekran Resmi 2015-01-25 16.04.13

Cevap tabii ki daha güzel olanından.

Güzellik Tek Faktör mü?

Güzellik elbetteki tek faktör değildir.

Yine Stanford Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, web sitelerinin güvenilirliğini belirleyen şu faktörler sıralanıyor:

  • Sitedeki içeriğin doğru olmasının kanıtlanabilirliği
  • Sitenin arkasında gerçek bir işletmenin olması
  • Sitenin arkasındaki işletmenin konusunda uzman olması
  • Güvenilir bir organizasyon tarafından yönetilmesi
  • Sitenin profesyonel olması
  • Sitenin kullanımının kolay olması
  • Site içeriğinin güncel olması
  • Sitede reklamların çokça kullanılmaması
  • Ne kadar küçük olsa da yazım ve dilbilgisi hatalarının olmaması

Özellikle e-ticaret sitelerinde bu faktörlere ek olarak ürün çeşitliliği, şirketin toplumda oluşturmuş olduğu algı ve en önemlisi rakiplere göre fiyat avantajı gibi denklemin büyüklüğünü arttıran bilinmeyenler devreye giriyor.

Fakat bu kadar faktörün olması ‘Şu siteye bak, çirkin olmasına rağmen çok satış yapıyor’ iddiasını haklı hale getirmiyor.

Bunun en önemli anti-tezlerinden birisi, bir sitenin çok satış yapmasının o sitenin daha fazla satış yapamayacağı anlamına gelmemesi.

Hiçbir işletmenin geliri, potansiyelini tam kullandığı anlamına gelmez. Her zaman gelişmek için yer vardır. Özellikle bahsettiğimiz işletmenin web sitesi son 10 senede yenilenmediyse, geçmişe yönelik kayıplar doğru orantılı olarak çok büyük olacaktır.

Bir diğer durum ise, web sitelerinin yenilenmemesi ve teknolojilerinin geri kalması, değişen alışveriş alışkanlıklarımıza cevap verememesi anlamına gelir.

Dolayısıyla, eski sitelerin sadece eksiği çirkin olmak değil, ihtiyaçlarımıza cevap verememeleridir.

Ki zaten güzellik algısı da zamanla değişir ve modern görünümler her zaman daha güzel olarak algılanır.

Örneğin eskiden şu web sitesi yapısı güzel gelirken, günümüzde en basit haliyle komik olarak algılanır.

Ekran Resmi 2015-01-25 17.23.28

Özet ve Sonuç

İnsanlar güzelliğe karşı meyillidirler. Güzel websiteleri de bundan nasibini alır.

Güzellik, yani estetik, rekabette sizi öne çıkaran en önemli faktörlerden birisidir.

Fakat sadece güzellik bir işletmeyi başarılı yapan faktörlerden biri değildir. Yani çirkin gözüken bir sitenin daha çok satış yaptığını zaman zaman görebilirsiniz fakat bu durum çirkin sitelerin daha çok dönüşüm aldıkları konusunda bir kanıt hiçbir zaman sağlamaz.

Tasarım için ayırdığınız bütçeyi hiçbir zaman kısıtlamayın.

Güzelliğin karşılığını her zaman göreceksiniz.

Enes

Not: Bu yazıyı faydalı bulabileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz ve e-mail listeme dahil değilseniz, sonraki yazılarımdan haberdar olmak için aşağıdaki formu doldurarak listeme katılabilirsiniz.


Okuduğunuz için teşekkürler! Ben Enes, burası Kara Akademi. Dijital marketing ve büyüme konusunda şirketlere danışmanlık veriyorum. Havayolu şirketlerinden, bankalara kadar büyük işletmelere danışmanlık verdiğim de olsa da asıl odağım küçük işletmeler ve start-uplar.

Bu blogda işletmenizi büyütebilmeniz için yazdığım yazıları bulacaksınız. Eğer yazılarımı severseniz e-mail listeme abone olabilirsiniz. Benimle çalışmak isterseniz ajans sayfam olan kara.agency'i ziyaret edebilirsiniz.

Gitmeden önce Konuşarak Öğren'i Nasıl %300 Büyüttük ve Konyalı Saat'in Cirosunu Nasıl %133 Arttırdık yazılarını okumanızı tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir